Danışmanlık, inşaat, değerleme, proje yönetimi, perakende, yapı denetimi ve finans şirketleri ile üniversitelerin ilgili bölümlerinin de katılımıyla gayrimenkul sektörünü bir bütün olarak düşünmemiz gerekir. Bunların yanında gayrimenkul aynı zamanda bir yatırım aracı olarak kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalara ve çevremizde gördüğümüz gelişmelere bağlı olarak Türkiye’de yaşayan insanların yarısından fazlasının yatırım aracı olarak gayrimenkul yatırımını seçmek istediğini bilmekteyiz. Bu da insanların tasarruf etmelerini sağlayarak ekonominin yatırım düzeyini yükseltebilecektir. Gayrimenkul yatırımının küresel bir hal alması ile beraber Türkiye’de evinde oturan bir insan, tek bir tuşla belki de kendisine müstakil ev, arsa, apartman dairesi alabilecek, bunları takas edebilecek hale gelebilecektir.
Bir emlakçı portresi çizmekte yarar vardır. Genel olarak Türk halkının bu meslek tanımlamasından anladığı çok düşük sermaye ile çalıştırılan, bir masa bir sandalye bulunan yerde oturan, ev arayana ev gösteren ve genel de emekliler ya da piyasada sürekli bir iş bulamayan gerçek kişiler akla gelir. Halk, bu işi yapanın hiçbir emek sarfetmediğini düşünür ve bu meslek grubuna olan güven çok düşüktür. İşin ilginç tarafı bu insanların ekserisi bu iş için ne bir eğitim almıştır ne de etik kurallar açısından gelişimli insanlardır. Tabii bunun böyle bir genel kanıya ulaşmasında birkaç art niyetli emlakçı adı altında gayri resmi olarak faaliyet gösteren şahıslarında payı vardır. ‘Pozitif imaj’ hizmet üreten bu sektörün temel ihtiyacı haline gelmiştir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


0 yorum:
Yorum Gönder