Gayrimenkul taşınabilir olmayan varlıkları temsil eden bir kelime olması itibari ile elle tutulması nispeten zor olan bir varlıktır. Onun elle tutulabilir olmaması insanların onun hakkında hayal kurmasını sağlamaktadır. İnsan dinlenmeye çekildiği bir an, içerisinde huzurlu ve mutlu olabileceği bir yuva düşleyebilir. Evli ise eşi ve çoluk çocuğu ile birincil olarak fiziksel ihtiyacını ikincil olarak güvenlik ihtiyacını karşılayacaktır. Bu öncelikli ihtiyaçları karşılanmış insan; sevgi dolu, diğer insanlara karşı saygılı ve hoşgörülü olacaktır. Bu şekilde insan ‘kendini gerçekleştirecek’ olan şartların hazırlanması ile artık çevresine, ülkesine ve dünya insanlarına fayda sağlayacak, insanlık için, insanlık yararına değerler meydana getirebilecektir.
Sonuç olarak; ülkemizde, etrafımızda nereye bakarsak bakalım bir inşaat görmemiz muhtemel bir dönemde yaşıyoruz. Bu arz ve talebin sağlıklı bir şekilde karşılaşmasına aracılık edecek olan gayrimenkul sektörü ve danışmanları olacaktır. Projelendirilmiş, gayrimenkul danışmanları ile profesyonel bir şekilde pazarlanabilir hale getirilmiş her konut, insanımızın küçük bir cenneti olacak, bizi çağdaş medeniyetler seviyesine ulaştırabilecektir. Yukarıda ki şartları taşıyan gayrimenkul sektöründeki tüm markalar marka değeri yüksek şirketler olacaklardır.
2 Eylül 2007 Pazar
Gayrimenkul Sektöründe Marka Değeri (3)
Türkiye’de bugüne kadar uygulanan sistemler gayrimenkul alımında maalesef önemli kolaylıklar sağlamamıştır. Son zamanlarda kamuoyunda sıklıkla tartışılan ve uygulanması düşünülen ipoteğe dayalı konut finansman sistemi(morgage) ekonomik istikrar ve kalkınma ile orta ve uzun vadede gayrimenkul sektöründe hizmet verecek kalifiye insan sayısını arttıracaktır. Konut eksperliği ihtiyacı artacak buda yeni mezun arkadaşlar için yeni bir iş kapısı olacaktır. Türkiye’nin gayrimenkul yatırımları için gelişimi ve getirisi yüksektir. Bu; iklimi, doğal güzellikleri ve köklü tarihinin getirdiği bir avantajdır. Bu avantajı iyi bir sunumla pazarlayacak olanlar gayrimenkul danışmanlarıdır.
Sloganımız şu “ Size küçük bir cennet sunuyoruz”. Size uygun evi, iş yerini; uygun fiyata, uygun yerde, uygun şekilde sunuyoruz. Size tercihleriniz konusunda yardımcı olmak istiyoruz. Herkesin küçük bir cenneti de evidir. İnsan aradığı huzuru ve mutluluğu evinde bulmak ister. Size, aradığınız yaşam konforunu sunuyoruz. Türkiye’de ve dünya da en cazip gayrimenkul yatırım fırsatlarını sizin için araştırıyoruz ve sizin bilginize sunuyoruz. Bu ve benzeri şekilde gayrimenkul şirketi, gayrimenkul danışmanları aracılığı ile gayrimenkul piyasası, fırsatları, güçlü yönleri kamuoyuna anlatılarak ve güven temelli ilişkiler kurularak gayrimenkul sektörü daha cazip hale getirmeye çalışılmalıdır.
Gayrimenkul danışmanları aynı zamanda evinizi nasıl daha yüksek fiyata satabileceğinizin yöntemlerini de göstermelidirler. Yani; gayrimenkul danışmanları aynı zamanda evinizin ‘imaj danışmanı’ olmalıdırlar. Şu anki eğilimleri takip edip, yorumlayıp, geleceğin eğilimleri hakkında öngörülerde bulunacaklardır. Her insan evini ufak bir tadilatla daha albenili hale getirebilir. Küçük bir örnek vermek gerekirse; evinizde yatak odası ortalamadan küçükse gömme dolap yapılması ergonomik olacaktır veya salonunuzun duvarlarına güzel resimlerin asılması salonunuzu daha şık gösterecektir. Bu şekilde eviniz veya iş yeriniz hem daha hızlı, hem de daha yüksek fiyata satılacak hale gelebilecektir
Sloganımız şu “ Size küçük bir cennet sunuyoruz”. Size uygun evi, iş yerini; uygun fiyata, uygun yerde, uygun şekilde sunuyoruz. Size tercihleriniz konusunda yardımcı olmak istiyoruz. Herkesin küçük bir cenneti de evidir. İnsan aradığı huzuru ve mutluluğu evinde bulmak ister. Size, aradığınız yaşam konforunu sunuyoruz. Türkiye’de ve dünya da en cazip gayrimenkul yatırım fırsatlarını sizin için araştırıyoruz ve sizin bilginize sunuyoruz. Bu ve benzeri şekilde gayrimenkul şirketi, gayrimenkul danışmanları aracılığı ile gayrimenkul piyasası, fırsatları, güçlü yönleri kamuoyuna anlatılarak ve güven temelli ilişkiler kurularak gayrimenkul sektörü daha cazip hale getirmeye çalışılmalıdır.
Gayrimenkul danışmanları aynı zamanda evinizi nasıl daha yüksek fiyata satabileceğinizin yöntemlerini de göstermelidirler. Yani; gayrimenkul danışmanları aynı zamanda evinizin ‘imaj danışmanı’ olmalıdırlar. Şu anki eğilimleri takip edip, yorumlayıp, geleceğin eğilimleri hakkında öngörülerde bulunacaklardır. Her insan evini ufak bir tadilatla daha albenili hale getirebilir. Küçük bir örnek vermek gerekirse; evinizde yatak odası ortalamadan küçükse gömme dolap yapılması ergonomik olacaktır veya salonunuzun duvarlarına güzel resimlerin asılması salonunuzu daha şık gösterecektir. Bu şekilde eviniz veya iş yeriniz hem daha hızlı, hem de daha yüksek fiyata satılacak hale gelebilecektir
Gayrimenkul Sektöründe Marka Değeri (2)
Kurumsal adı ile gayrimenkul danışmanı ise kanuni düzenlemelerle yukarda açıklamaya çalıştığımız tipte bir gayrimenkul faaliyetini ifade etmeyecektir. Emlak alım satımının insan ve sosyal ilişkilerde çok önemli rolü olduğunu gösteren niteliklerde olacaktır. Bu insanlar öncelikle insan ilişkileri konusunda ciddi bir eğitimden geçmiş olmalıdırlar. Kentleşmenin artarak yükseldiği ülkemizde şehir planlaması, şehircilik faaliyetleri, imar kanunları gibi konuları da işin uzmanı kişilerden teorik ve uygulamalı olarak eğitim almış olmalılardır.
Sonuçta gayrimenkul danışmanın esas itibari ile yaptığı iş pazarlamadır. İyi bir pazarlamacı öncelikle malı çok iyi tanımalıdır. Sonra hedef kitle ile beraber ona göre taktikler belirlenecektir. Emlak Müşavirliği Yasası çıkmasıyla meslek AB standartlarına uygun hale gelip bir masa bir sandalye imajından kurtulacaktır. Emlakçılar üniversite mezunu olacak ve mesleğe yemin ederek adım atacaklardır.
Tabii bu yasayı uygulanabilir kılmak en önemlisi yoksa eski düzen devam edecektir. Bu meslek grubunu pozitif kılmak için tanıtım faaliyetlerine ağırlık verilmelidir. Bunlar; üniversitelerde seminerler, yerel yönetimler ile gerçekleştirilecek faaliyetler, sosyal sorumluluk projelerine sponsor olarak destek vermek olabilir. Bu şekilde sektör daha cazip hale getirilmeye çalışılacak ve kalifiye iş gücünün ilgisini çekebilecektir.
Resmi tanımı ile emlak komisyoncusu gerçek hak sahiplerinin talebi üzerine düzenlenen süreli veya süresiz iş sözleşmesi yaparak; taşınmazın alımı, satımı, rehin vb. aynı hak tesisi gibi tüm hukuki ve teknik işlemleri ve kiralanması konusunda aracılık eden ve kiralama sonrası hizmetleri yerine getiren, bu konularda gerektiğinde danışmanlık, bilirkişilik ve ekspertizliğini yapan ve bunlarla ilgili olarak gerekli form, beyanname vb. belgeleri doldurabilen, bu iş ve işlemleri kendi adına açılmış bir iş yerinde yapan kişi veya kuruluştur. (Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tebliğ No: ÖSG-2003/59).
Bu şekilde hizmet talep eden müşteri neyi, neden, kimden, nasıl, nerede, ne zaman alacağını açık bir şekilde öğrenmiş olur. Bu şekilde kamuoyunun bu meslek erbabına güveni düzelme yoluna girebilecektir. Eğitimli, iyi görünümlü, şeffaf, etik kuralları olan ve bunları uygulayan kurumlarla ve kişilerle çalışmayı herkes isteyecektir.
Sonuçta gayrimenkul danışmanın esas itibari ile yaptığı iş pazarlamadır. İyi bir pazarlamacı öncelikle malı çok iyi tanımalıdır. Sonra hedef kitle ile beraber ona göre taktikler belirlenecektir. Emlak Müşavirliği Yasası çıkmasıyla meslek AB standartlarına uygun hale gelip bir masa bir sandalye imajından kurtulacaktır. Emlakçılar üniversite mezunu olacak ve mesleğe yemin ederek adım atacaklardır.
Tabii bu yasayı uygulanabilir kılmak en önemlisi yoksa eski düzen devam edecektir. Bu meslek grubunu pozitif kılmak için tanıtım faaliyetlerine ağırlık verilmelidir. Bunlar; üniversitelerde seminerler, yerel yönetimler ile gerçekleştirilecek faaliyetler, sosyal sorumluluk projelerine sponsor olarak destek vermek olabilir. Bu şekilde sektör daha cazip hale getirilmeye çalışılacak ve kalifiye iş gücünün ilgisini çekebilecektir.
Resmi tanımı ile emlak komisyoncusu gerçek hak sahiplerinin talebi üzerine düzenlenen süreli veya süresiz iş sözleşmesi yaparak; taşınmazın alımı, satımı, rehin vb. aynı hak tesisi gibi tüm hukuki ve teknik işlemleri ve kiralanması konusunda aracılık eden ve kiralama sonrası hizmetleri yerine getiren, bu konularda gerektiğinde danışmanlık, bilirkişilik ve ekspertizliğini yapan ve bunlarla ilgili olarak gerekli form, beyanname vb. belgeleri doldurabilen, bu iş ve işlemleri kendi adına açılmış bir iş yerinde yapan kişi veya kuruluştur. (Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tebliğ No: ÖSG-2003/59).
Bu şekilde hizmet talep eden müşteri neyi, neden, kimden, nasıl, nerede, ne zaman alacağını açık bir şekilde öğrenmiş olur. Bu şekilde kamuoyunun bu meslek erbabına güveni düzelme yoluna girebilecektir. Eğitimli, iyi görünümlü, şeffaf, etik kuralları olan ve bunları uygulayan kurumlarla ve kişilerle çalışmayı herkes isteyecektir.
Gayrimenkul Sektöründe Marka Değeri
Danışmanlık, inşaat, değerleme, proje yönetimi, perakende, yapı denetimi ve finans şirketleri ile üniversitelerin ilgili bölümlerinin de katılımıyla gayrimenkul sektörünü bir bütün olarak düşünmemiz gerekir. Bunların yanında gayrimenkul aynı zamanda bir yatırım aracı olarak kullanılmaktadır. Yapılan araştırmalara ve çevremizde gördüğümüz gelişmelere bağlı olarak Türkiye’de yaşayan insanların yarısından fazlasının yatırım aracı olarak gayrimenkul yatırımını seçmek istediğini bilmekteyiz. Bu da insanların tasarruf etmelerini sağlayarak ekonominin yatırım düzeyini yükseltebilecektir. Gayrimenkul yatırımının küresel bir hal alması ile beraber Türkiye’de evinde oturan bir insan, tek bir tuşla belki de kendisine müstakil ev, arsa, apartman dairesi alabilecek, bunları takas edebilecek hale gelebilecektir.
Bir emlakçı portresi çizmekte yarar vardır. Genel olarak Türk halkının bu meslek tanımlamasından anladığı çok düşük sermaye ile çalıştırılan, bir masa bir sandalye bulunan yerde oturan, ev arayana ev gösteren ve genel de emekliler ya da piyasada sürekli bir iş bulamayan gerçek kişiler akla gelir. Halk, bu işi yapanın hiçbir emek sarfetmediğini düşünür ve bu meslek grubuna olan güven çok düşüktür. İşin ilginç tarafı bu insanların ekserisi bu iş için ne bir eğitim almıştır ne de etik kurallar açısından gelişimli insanlardır. Tabii bunun böyle bir genel kanıya ulaşmasında birkaç art niyetli emlakçı adı altında gayri resmi olarak faaliyet gösteren şahıslarında payı vardır. ‘Pozitif imaj’ hizmet üreten bu sektörün temel ihtiyacı haline gelmiştir.
Bir emlakçı portresi çizmekte yarar vardır. Genel olarak Türk halkının bu meslek tanımlamasından anladığı çok düşük sermaye ile çalıştırılan, bir masa bir sandalye bulunan yerde oturan, ev arayana ev gösteren ve genel de emekliler ya da piyasada sürekli bir iş bulamayan gerçek kişiler akla gelir. Halk, bu işi yapanın hiçbir emek sarfetmediğini düşünür ve bu meslek grubuna olan güven çok düşüktür. İşin ilginç tarafı bu insanların ekserisi bu iş için ne bir eğitim almıştır ne de etik kurallar açısından gelişimli insanlardır. Tabii bunun böyle bir genel kanıya ulaşmasında birkaç art niyetli emlakçı adı altında gayri resmi olarak faaliyet gösteren şahıslarında payı vardır. ‘Pozitif imaj’ hizmet üreten bu sektörün temel ihtiyacı haline gelmiştir.
1 Eylül 2007 Cumartesi
Converse'li Gençlik
Son zamanlarda dikkatimi çeken markalardan bir tanesi de Converse ayakkabı markası. Nike firmasının Converse markasını satın aldıktan sonra uyguladığı strateji amacına ulaşmış gözüküyor. İflasın eşiğindeki bir markayı satın alıp getirdikleri noktaya bakın. Son zamanlarda Şişli çevresinde daha yakından gözlemlerde bulundum. Gözlemlediğim binlerce 15-25 yaş arası gencin %70 in de Converse ayakkabı var. Tek tip insan modeli oluşturma yolunda bu marka hızla ilerliyor.
Konuştuğum gençlerin yarısına yakını Converse marka ayakkabıların ortalama maliyet fiyatını bilmiyorlar. Yaklaşık maliyetini söyleyince bir sıkılma ya da ben ne yaptım? moduna da girmiyorlar. Bezden ayakkabı Converse için en az maliyetle en çok çıktıyı almak bu olsa gerek.
Bu markanın değerini daha doğru başka nasıl ölçebiliriz ki? Gençler Converse giyerlerse cazip bir statü kazanacaklarını düşlüyorlar. Daha fazla örgürlük hissi vereceğine inanıyorlar. Erkekler güzel kızları tavlayacaklarını kızlar yakışıklı erkeklerle çıkabileceklerini düşünüyorlar. Halbu ki gerçek tabii ki bu şekilde değil. İşin enteresanı Converse nin türkçe anlamlarından biri 'karşıt,zıt'. Fakat bu ayakkabıyı giyenler sıradanlığın taaa kendisi olduklarının farkında değiller.
Gerçek ne biliyor msnz? Çirkin ördek yavrusunu boyayıp tavus kuşu görünümünde satmak. Bunları neden yazıyorum? Bilinçli tüketici olalım diye.
Konuştuğum gençlerin yarısına yakını Converse marka ayakkabıların ortalama maliyet fiyatını bilmiyorlar. Yaklaşık maliyetini söyleyince bir sıkılma ya da ben ne yaptım? moduna da girmiyorlar. Bezden ayakkabı Converse için en az maliyetle en çok çıktıyı almak bu olsa gerek.
Bu markanın değerini daha doğru başka nasıl ölçebiliriz ki? Gençler Converse giyerlerse cazip bir statü kazanacaklarını düşlüyorlar. Daha fazla örgürlük hissi vereceğine inanıyorlar. Erkekler güzel kızları tavlayacaklarını kızlar yakışıklı erkeklerle çıkabileceklerini düşünüyorlar. Halbu ki gerçek tabii ki bu şekilde değil. İşin enteresanı Converse nin türkçe anlamlarından biri 'karşıt,zıt'. Fakat bu ayakkabıyı giyenler sıradanlığın taaa kendisi olduklarının farkında değiller.
Gerçek ne biliyor msnz? Çirkin ördek yavrusunu boyayıp tavus kuşu görünümünde satmak. Bunları neden yazıyorum? Bilinçli tüketici olalım diye.
2006 Yılı Dünyanın Ennn Değerliii Markasııı...
Arama motoru Google, 66,4 milyar dolar değeriyle 2006 yılında dünyanın en değerli markası oldu. General Electric'in 61,8 milyar dolarla ikinci olduğu listede Microsoft ise üçüncü sırada yer aldı. Millward Brown adlı danışmanlık kuruluşunca finansal veriler ve bir milyon müşterinin görüşleri dikkate alınarak belirlenen Dünyanın En Değerli 100 Markası Sıralaması'na (Branz) göre, 2005 yılında 7. sırada yer alan Google, 2006'da General Electric'i geçerek dünyanın en değerli markası haline geldi.
39 bin markayı kapsayan araştırmada Google'ın değerinin, 2005 yılına göre yüzde 77 artarak 66,4 milyar dolara çıktığı hesaplanıyor. General Electric, 61,8 milyar dolarla geçen yıl olduğu gibi ikinci olurken Microsoft 54,9 milyar dolar ile üçüncü sırada bulunuyor. Microsoft, 2006'da zirvede yer almıştı. Coca Cola'nın 44,1 milyar dolar değeriyle dördüncü olduğu listenin ilk 10 basamaklarına China Mobile (5.), Marlboro (6.) ve dünyanın en büyük süpermarket zinciri Wal-Mart (7.) de girdi. En değerli 10 marka arasında ayrıca Citi, IBM ve Toyota da bulunuyor. China Mobile'ye 41,2 milyar, Marlboro'ya 39,1 milyar, Wal-Mart'a ise 36,8 milyar dolarlık değer biçiliyor. Citi'nin marka değeri 33,7 milyar dolar iken, IBM'in 33,5 milyar, Toyota'nın ise 33,4 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.
39 bin markayı kapsayan araştırmada Google'ın değerinin, 2005 yılına göre yüzde 77 artarak 66,4 milyar dolara çıktığı hesaplanıyor. General Electric, 61,8 milyar dolarla geçen yıl olduğu gibi ikinci olurken Microsoft 54,9 milyar dolar ile üçüncü sırada bulunuyor. Microsoft, 2006'da zirvede yer almıştı. Coca Cola'nın 44,1 milyar dolar değeriyle dördüncü olduğu listenin ilk 10 basamaklarına China Mobile (5.), Marlboro (6.) ve dünyanın en büyük süpermarket zinciri Wal-Mart (7.) de girdi. En değerli 10 marka arasında ayrıca Citi, IBM ve Toyota da bulunuyor. China Mobile'ye 41,2 milyar, Marlboro'ya 39,1 milyar, Wal-Mart'a ise 36,8 milyar dolarlık değer biçiliyor. Citi'nin marka değeri 33,7 milyar dolar iken, IBM'in 33,5 milyar, Toyota'nın ise 33,4 milyar dolar olarak tahmin ediliyor.
AR-GE İçin Devlet Desteği Şart
Bildirgede şu önerilere yer verildi: "Türkiye'de kalkınma stratejileri planlı kalkınmayı öngören sistematik ve bütünlüğe sahip, uzun vadeli bir ulusal bilim, sanayi, teknoloji, yenilenme politikaları oluşturulmalı ve kararlı bir biçimde uygulanmalı. Bilimi ve teknolojiyi esas alan, Ar-Ge ve inovasyona ağırlık veren, dış girdilere bağımlı olmayan, rasyonel işletmeler kurulmasına yönelik, istihdam odaklı sanayileşme politikaları uygulanmalı. Böylesi bir stratejide yerli yatırımcı özendirilmeli ve korunmalı, katma değeri yüksek ileri teknoloji isteyen alanlarda yapılacak yatırımlar desteklenmeli. Sanayimizin büyük bir bölümünü oluşturan KOBİ'lerin üretimlerinin tasarım, özgün üretim, Ar-Ge ve kalite süreçlerinden geçmesi ve bunun için devlet desteği şart.
Türkiye'de yapılan Ar-Ge çalışmaları yetersiz. Tasarımdan markalaşmaya, yeni ürün imalatından imalat süreçlerinin geliştirilmesine kadar uzanan yol haritasında rekabet gücünü aşağıya çekiyor. Bu nedenle Ar-Ge alt yapısının oluşturulması, kurumsallaşması, firmaların bu konuda pay ayırması ve Ar-Ge'ye ayrılan pay gelişmiş ülkeler düzeyine çıkarılmalı. "Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı" ülkenin sanayileşmesi, sanayide Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi ve özellikle KOBİ'lere Ar-Ge teşviki verilmesi içerikli olarak yeniden düzenlenmeli. Üretici mutlaka Ar-Ge fonlarından yararlanmalı. Ar-Ge kültürünü geliştirip, geniş bir biçimde KOBİ'lere yaymak için eğitim çalışmalarına hız verilmeli.
Türkiye'de yapılan Ar-Ge çalışmaları yetersiz. Tasarımdan markalaşmaya, yeni ürün imalatından imalat süreçlerinin geliştirilmesine kadar uzanan yol haritasında rekabet gücünü aşağıya çekiyor. Bu nedenle Ar-Ge alt yapısının oluşturulması, kurumsallaşması, firmaların bu konuda pay ayırması ve Ar-Ge'ye ayrılan pay gelişmiş ülkeler düzeyine çıkarılmalı. "Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun Tasarısı" ülkenin sanayileşmesi, sanayide Ar-Ge faaliyetlerinin desteklenmesi ve özellikle KOBİ'lere Ar-Ge teşviki verilmesi içerikli olarak yeniden düzenlenmeli. Üretici mutlaka Ar-Ge fonlarından yararlanmalı. Ar-Ge kültürünü geliştirip, geniş bir biçimde KOBİ'lere yaymak için eğitim çalışmalarına hız verilmeli.
Markalaşma Direnç Potansiyelini Arttırır
İhracata yönelik çalışan ve ara ürün üreten kuruluşlar ile KOBİ'lerin geleceklerinin markalı ürün üretiminde olduğunun görüldüğü vurgulanan bildirgede, ağır rekabet koşullarında markalaşmanın direnç potansiyelini artıracağına işaret edildi. Sanayileşmek için bilim, teknoloji ve inovasyonda yetkinleşmek gerektiğine dikkat çekilen bildirgede, bunun için devletin aktif rol üstlenmek zorunda olduğu belirtildi.
Fason Üretimde Atıl Olma Riski VaR
Eğitim, tasarım, Ar-Ge, teknoloji yenileme süreçlerinin markada somutlandırıldığının altı çizilen bildirgede, şöyle denildi: "Ülke sanayisinin ağırlığını KOBİ'ler oluşturmaktadır. KOBİ'lerin ürettikleri ürünlerin çoğu kez bir dış firmaya bağlı fason üretim şeklinde olması, üretimi gerçekleştiren makinelerin bağlı bulunan yabancı markalı firmanın mamulünü üretecek şekilde tasarlandığı düşünülürse, ana firma ürün siparişini kestiğinde veya başka ülke KOBİ'lerine kaydırıldığında ülkemizdeki üretim alanı atıl hale gelecektir."
Marka ve KOBİ'ler
II'inci Marka, Kalite ve Teknoloji Yönetimi Sempozyumu sonuç bildirgesi yayınlandı. İhracata yönelik çalışan ve ara ürün üreten kuruluşlar ile KOBİ'lerin geleceklerinin markalı ürün üretiminde olduğunu gördüklerinin belirtildiği bildirgede, ağır rekabet koşullarında markalaşmanın direnç potansiyelini artıracağı kaydedildi.
Bildirgede, Türkiye'de tasarım, Ar-Ge ve inovasyon kavramları arasındaki ilişkiye yeterince özen gösterilmediği belirtildi. Bunların hepsinin iç içe olduğu ve bir bütünlük arz ettiğinin altı çizilerek, "Salt markalaşma veya inovasyonu esas alan yaklaşımlar tasarımı geri plana itmekte ve tasarım bir yan unsur yada bitmiş bir ürüne yan estetik veya ticari süslemeler yapmaya indirgenmektedir" denildi. Tasarımın, planlamadan başlayarak inovasyon, AR-GE ve teknoloji süreçlerini önceleyen ve hepsiyle iç içe bir konuma sahip olduğu ifade edilen bildirgede, bütünlüğün planlama, eğitim, tasarım, AR-GE, teknoloji ve inovasyon unsurlarından oluştuğuna işaret edildi.
Bildirgede, Türkiye'de tasarım, Ar-Ge ve inovasyon kavramları arasındaki ilişkiye yeterince özen gösterilmediği belirtildi. Bunların hepsinin iç içe olduğu ve bir bütünlük arz ettiğinin altı çizilerek, "Salt markalaşma veya inovasyonu esas alan yaklaşımlar tasarımı geri plana itmekte ve tasarım bir yan unsur yada bitmiş bir ürüne yan estetik veya ticari süslemeler yapmaya indirgenmektedir" denildi. Tasarımın, planlamadan başlayarak inovasyon, AR-GE ve teknoloji süreçlerini önceleyen ve hepsiyle iç içe bir konuma sahip olduğu ifade edilen bildirgede, bütünlüğün planlama, eğitim, tasarım, AR-GE, teknoloji ve inovasyon unsurlarından oluştuğuna işaret edildi.
28 Ağustos 2007 Salı
Marka Değeri Nasıl Ölçülür?(2)
Bu üç kural iyi bir pazar araştırmasının temel kuralları, marka değeri araştırmalarının ise zorunluluklarıdır.Marka değeri araştırmaları kalite algısı (perception of quality) , farkındalık (awareness) ve aşinalık (familiarity) dereceleri, ve bunlar ve benzeri kritlerde markanın rakiplerine göre konumunu inceler. Müşteri memnuniyetini irdelerken marka ile kurulan duygusal bağlarla ilgili tepkileri ortaya çıkarmaya çalışır.
Araştırmayla ilgili olarak birkaç ipucunu da eksik etmeyelim. Öncellikle markanızın değerini ekip arkadaşlarınızla bir araya gelip, kendiniz yaptığınız yorumlarla belirleyemezsiniz. Bunun için birebir tüketicilerin (özellikle “müşterilerinizle” demiyorum) görüşlerini almalısınız. Sizi en doğru sonuçlara götürecek yöntem, birebir veya gruplar halinde yüz yüze görüşmeler olacaktır, sektörünüz buna uygun değilse veya yüksek maliyetleri karşılayamıyorsanız klasik anket yöntemini de kullanabilirsiniz. Bu iki metodu karma olarak kullanarakta verimli sonuçlar alabilirsiniz. Her iki metotda da dikkat etmeniz gereken nokta, kişilere sorularınızı aynı kriterlere göre sormanız, mümkünse standart bir soru formu oluşturmanızdır. Aksi takdirde sonuçları sayısallaştırmanız, istatistiksel olarak anlamlı hale getirmeniz ve bunun sonucu olarak yorumlamanız zorlaşacaktır.
Araştırmanın ne sıklıkta yapılması gerektiği sorusuna gelince marka değeri gibi uzun vadede değişen bir konuda 6 ayda bir ya da senede bir gibi sık bir frekansta araştırma yapılmasına gerek yok. Marka değeri araştırması sektörünüze, rakiplerinize ve markanıza bağlı olarak 3 ila 10 yıl arasında bir sıklıkla gerçekleştirilebilir. Bu tür araştırmalara firmaların yaklaşımında benim en sık karşılaştığım sorun bütçelerin dar tutulmaya çalışılıyor olması, bütçeyi küçük tutmak adına araştırmanın doğruluğundan vereceğiniz ödünler harcadığınız parayı da sokağa atmanıza sebep olacaktır. Bütçeniz azsa çalışmanın kapsamını küçültmek, sizi aynı bütçeyle çok iş yapmanızdan daha verimli sonuçlara götürecektir.
Kaynak:http://www.soruman.com/marka-degeri-nasil-olculur/
Araştırmayla ilgili olarak birkaç ipucunu da eksik etmeyelim. Öncellikle markanızın değerini ekip arkadaşlarınızla bir araya gelip, kendiniz yaptığınız yorumlarla belirleyemezsiniz. Bunun için birebir tüketicilerin (özellikle “müşterilerinizle” demiyorum) görüşlerini almalısınız. Sizi en doğru sonuçlara götürecek yöntem, birebir veya gruplar halinde yüz yüze görüşmeler olacaktır, sektörünüz buna uygun değilse veya yüksek maliyetleri karşılayamıyorsanız klasik anket yöntemini de kullanabilirsiniz. Bu iki metodu karma olarak kullanarakta verimli sonuçlar alabilirsiniz. Her iki metotda da dikkat etmeniz gereken nokta, kişilere sorularınızı aynı kriterlere göre sormanız, mümkünse standart bir soru formu oluşturmanızdır. Aksi takdirde sonuçları sayısallaştırmanız, istatistiksel olarak anlamlı hale getirmeniz ve bunun sonucu olarak yorumlamanız zorlaşacaktır.
Araştırmanın ne sıklıkta yapılması gerektiği sorusuna gelince marka değeri gibi uzun vadede değişen bir konuda 6 ayda bir ya da senede bir gibi sık bir frekansta araştırma yapılmasına gerek yok. Marka değeri araştırması sektörünüze, rakiplerinize ve markanıza bağlı olarak 3 ila 10 yıl arasında bir sıklıkla gerçekleştirilebilir. Bu tür araştırmalara firmaların yaklaşımında benim en sık karşılaştığım sorun bütçelerin dar tutulmaya çalışılıyor olması, bütçeyi küçük tutmak adına araştırmanın doğruluğundan vereceğiniz ödünler harcadığınız parayı da sokağa atmanıza sebep olacaktır. Bütçeniz azsa çalışmanın kapsamını küçültmek, sizi aynı bütçeyle çok iş yapmanızdan daha verimli sonuçlara götürecektir.
Kaynak:http://www.soruman.com/marka-degeri-nasil-olculur/
Marka Değeri Nasıl Ölçülür?(1)
Her ne kadar değişik tanımlamalar yapılıyor olsa da marka değerini insanların markamızla özdeşleştirdiği değerlerin toplamı olarak tanımlamak mümkün. Nelerdir bunlar? Markaya verilen değerle bir insana verilen değer arasında o kadar çok ortak nokta var ki;
Her ne kadar değişik tanımlamalar yapılıyor olsa da marka değerini insanların markamızla özdeşleştirdiği değerlerin toplamı olarak tanımlamak mümkün. Nelerdir bunlar? Markaya verilen değerle bir insana verilen değer arasında o kadar çok ortak nokta var ki;
. Olumlu ve olumsuz imaj
. Bu kişiyi iyi tanıyıp tanımadığınız
. Bu kişi hakkında ilk öğrendiğiniz bilgiler
. Bu kişi hakkında başkalarından duyduklarınız
. Bu kişiyi kendinize yakın veya uzak hissetmenize neden olabilecek sebepler (Etnik kökeni, görünüşü, resmiyeti, samimiyeti vs. gibi)
. Bu kişinin önemi veya özel olması
. Bu kişi ile arkadaşlık etmekten memnun olmanız
Bu maddelerin hepsi marka değeri hakkındaki duygu ve düşünceler içinde geçerli olan kavramlar. Bunlara ek olarak;
. Bir kişiyi seviyorsak, ailesini ve arkadaşlarını da sevmeye meğilli oluruz
. Kimi kişilere karşı bağlığımız olur
Peki ya sizden bir seçim yapmanızı istesem, Pazar günü sinemaya Mehmetle mi gidersiniz Canla mı? Şimdi bir an için müşteri konumunuzla düşünün, marka seçimi yaparken yukarıdaki kritler sizi etkilemiyor mu? İnsanların insanlarla olan ilişkilerinde yukarıdaki maddeler ne kadar önemli ise, markalarla olan ilişkilerinde de o kadar önemlidir ve nasıl ki kişilerin sizin için bir değeri varsa markalarında olacaktır. Peki bu değer nedir, nasıl belirlenir, işte kritik sorumuz Marka değeri nasıl ölçülür?
Marka değeri araştırması için detaylara önem vermek ve geniş bir açıdan bakmak çok kritiktir. Disiplinli çalışma olmaksızın yapılacak bir araştırma faydadan çok zarar getirir. Doğru olmayan sonuçlara göre yaptığınız yatırımlar ve aldığınız aksiyonlar minimum fayda getirecek, yaptığınız masraflar boşa gidecektir. Ciddi ve sistemli çalışma da temel olarak üç unsura dayanır;
Her ne kadar değişik tanımlamalar yapılıyor olsa da marka değerini insanların markamızla özdeşleştirdiği değerlerin toplamı olarak tanımlamak mümkün. Nelerdir bunlar? Markaya verilen değerle bir insana verilen değer arasında o kadar çok ortak nokta var ki;
. Olumlu ve olumsuz imaj
. Bu kişiyi iyi tanıyıp tanımadığınız
. Bu kişi hakkında ilk öğrendiğiniz bilgiler
. Bu kişi hakkında başkalarından duyduklarınız
. Bu kişiyi kendinize yakın veya uzak hissetmenize neden olabilecek sebepler (Etnik kökeni, görünüşü, resmiyeti, samimiyeti vs. gibi)
. Bu kişinin önemi veya özel olması
. Bu kişi ile arkadaşlık etmekten memnun olmanız
Bu maddelerin hepsi marka değeri hakkındaki duygu ve düşünceler içinde geçerli olan kavramlar. Bunlara ek olarak;
. Bir kişiyi seviyorsak, ailesini ve arkadaşlarını da sevmeye meğilli oluruz
. Kimi kişilere karşı bağlığımız olur
Peki ya sizden bir seçim yapmanızı istesem, Pazar günü sinemaya Mehmetle mi gidersiniz Canla mı? Şimdi bir an için müşteri konumunuzla düşünün, marka seçimi yaparken yukarıdaki kritler sizi etkilemiyor mu? İnsanların insanlarla olan ilişkilerinde yukarıdaki maddeler ne kadar önemli ise, markalarla olan ilişkilerinde de o kadar önemlidir ve nasıl ki kişilerin sizin için bir değeri varsa markalarında olacaktır. Peki bu değer nedir, nasıl belirlenir, işte kritik sorumuz Marka değeri nasıl ölçülür?
Marka değeri araştırması için detaylara önem vermek ve geniş bir açıdan bakmak çok kritiktir. Disiplinli çalışma olmaksızın yapılacak bir araştırma faydadan çok zarar getirir. Doğru olmayan sonuçlara göre yaptığınız yatırımlar ve aldığınız aksiyonlar minimum fayda getirecek, yaptığınız masraflar boşa gidecektir. Ciddi ve sistemli çalışma da temel olarak üç unsura dayanır;
- Marka değerinizi etkileyen girdilerden farkına varabildiklerinizin sayısı.
- Araştırmayı gerçekleştirme sıklığınız.
- Soruların kalitesi ve tutarlılığı
12 Temmuz 2007 Perşembe
Türkiye'nin En Değerli Markaları
Türkiye’nin en önemli iş ve ekonomi dergisi Capital, ünlü İngiliz danışmanlık şirketi BrandFinance ile birlikte ‘Türkiye’nin En Değerli Markaları’nı ortaya koyan bir çalışma gerçekleştirdi.
Günümüzde iş dünyasında ciro, karlılık, pazar payı gibi performans kriterlerinin arasına artık marka değeri de girmiş durumda. Araştırmalar, şirketlerin değerinin yüzde 62’sinin görünmeyen varlıklardan oluştuğunu ortaya koyuyor.
Bu gerçek; marka değeri, insan kaynakları, Ar-Ge gibi konulara verilen önemin artmasına neden oluyor. Şirketler de marka değerlerini artırmak için yatırım yapıyor.
Dünyada son yıllarda markaların gücünü ve değerini ortaya koyan araştırmaların sayısı giderek artıyor. Ancak bu tip araştırmalar bilinirlik kriterinin ötesine pek geçemiyor.
Kaynak: http://www.rotahaber.com/haber/20070712/Iste-Turkiyenin-en-degerli-markalari.php
Günümüzde iş dünyasında ciro, karlılık, pazar payı gibi performans kriterlerinin arasına artık marka değeri de girmiş durumda. Araştırmalar, şirketlerin değerinin yüzde 62’sinin görünmeyen varlıklardan oluştuğunu ortaya koyuyor.
Bu gerçek; marka değeri, insan kaynakları, Ar-Ge gibi konulara verilen önemin artmasına neden oluyor. Şirketler de marka değerlerini artırmak için yatırım yapıyor.
Dünyada son yıllarda markaların gücünü ve değerini ortaya koyan araştırmaların sayısı giderek artıyor. Ancak bu tip araştırmalar bilinirlik kriterinin ötesine pek geçemiyor.
Kaynak: http://www.rotahaber.com/haber/20070712/Iste-Turkiyenin-en-degerli-markalari.php
6 Temmuz 2007 Cuma
5 Temmuz 2007 Perşembe
Faydaları
1. Mikro ve küçük işletmelerin web sitesine sahip olma maliyetleri olmayacak
2. Bu şirketlerin bilinirlikleri artacak ve şirketlere daha kolay erişim imkanı sağlanmış olacak
3. Zamandan tasarruf sağlanacak
4. Yatırımcılar şirketlerin minimum üretim miktarlarını, fason mal üretip üretmediklerini, çalışan personel sayısını vs. bilgilerini bu sayfadan öğrenip bağlantıya geçebileceklerdir.
5. Hazırlanacak veri tabanı sayesinde şirketler; imaj, kalite, teknoloji, yenilik, memnuniyet, servis sonrası hizmet v.s gibi kriterlere göre derecelendirileceklerdir.
2. Bu şirketlerin bilinirlikleri artacak ve şirketlere daha kolay erişim imkanı sağlanmış olacak
3. Zamandan tasarruf sağlanacak
4. Yatırımcılar şirketlerin minimum üretim miktarlarını, fason mal üretip üretmediklerini, çalışan personel sayısını vs. bilgilerini bu sayfadan öğrenip bağlantıya geçebileceklerdir.
5. Hazırlanacak veri tabanı sayesinde şirketler; imaj, kalite, teknoloji, yenilik, memnuniyet, servis sonrası hizmet v.s gibi kriterlere göre derecelendirileceklerdir.
Hedefler
1. Hizmet verilecek işletmelere diğer kişi ve kurumların daha kolay erişmelerini sağlamak
2. Bu işletmeleri kurumsallaştırma çalışmalarına özendirmek
3. Piyasada rekabet edebilir pozisyona getirmeye çalışmak
4. İşletmelerin tanıtım ve markalaşma çalışmalarının niteliğini daha ucuz maliyetle arttırmaya çalışmak
5. Yatırımcı kişi ve kurumların veri tabanında bulunan işletmeleri; işletmelerin ise veri tabanında bulunan diğer işletmelerle kendilerini kıyas etme olanağını sağlamak
2. Bu işletmeleri kurumsallaştırma çalışmalarına özendirmek
3. Piyasada rekabet edebilir pozisyona getirmeye çalışmak
4. İşletmelerin tanıtım ve markalaşma çalışmalarının niteliğini daha ucuz maliyetle arttırmaya çalışmak
5. Yatırımcı kişi ve kurumların veri tabanında bulunan işletmeleri; işletmelerin ise veri tabanında bulunan diğer işletmelerle kendilerini kıyas etme olanağını sağlamak
Projenin Konusu (e-business)
1. Hazırlanan web sitesi aracılığı ile mikro ve küçük işletmeleri (girişimleri) tek bir çatı altında birleştirmek ve erişilebilirliklerini arttırmak (web pazar)
2. Kurumsallaşmış şirketleri tek bir çatı altında birleştirip marka algılama değerlerini ölçmek
2. Kurumsallaşmış şirketleri tek bir çatı altında birleştirip marka algılama değerlerini ölçmek
Tüm Markalar Buraya
Misyonumuz; web ortamı üzerinde fark yaratan uygulamalar gerçekleştirerek arz – talebi buluşturmaktır.
Vizyonumuz; dünyanın en büyük markalarını tek bir adreste toplayıp marka değerlerini oluşturulacak veri tabanı üzerinde ölçmek ve markalar arasında kıyaslama imkanı sağlayarak piyasa değeri en az 1.6 milyar dolar olacak bir konsept meydana getirmektir.
Bu blog bu misyon ve vizyona katkı sağlayacak insanlar için oluşturulmuştur.
Vizyonumuz; dünyanın en büyük markalarını tek bir adreste toplayıp marka değerlerini oluşturulacak veri tabanı üzerinde ölçmek ve markalar arasında kıyaslama imkanı sağlayarak piyasa değeri en az 1.6 milyar dolar olacak bir konsept meydana getirmektir.
Bu blog bu misyon ve vizyona katkı sağlayacak insanlar için oluşturulmuştur.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

